Hatay'da konteyner kent alanları için "geçici el koyma" kararı alındı

Hatay

 

Hatay Valiliği, depremzedelerin barınma ihtiyaçlarına yönelik konteyner kent alanları oluşturulması amacıyla ücreti daha sonra ödenmek üzere bazı parsellerde "geçici el koyma" kararı alındığını bildirdi. Hatay'da oluşturulacak konteyner kent alanları için bazı taşınmazlara geçici olarak el konuldu. 


Valiliğin resmi internet sitesindeki açıklamada, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle Hatay'da depremzedelerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması için konteyner kent alanları oluşturulacağı belirtildi. Afet nedeniyle Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edilen bölgelerde uygulanacak hükümler gereği yürütülecek çalışmaların, "7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun" ve "2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu"nun ilgili maddelerince düzenlendiği aktarılan açıklamada, bu kapsamda, Hatay Valiliğinin 19 Nisan 2023 tarihli onayı ile bazı taşınmazlara bedeli idarece bilahare ödenmek üzere geçici olarak el konulduğu kaydedildi.


Kararda yer alan parsel listesine Valiliğin internet sitesinden ulaşılabiliyor. Antakya’da, depremde yıkılan Elit Apartmanı’ndan sağ çıkarılan ancak bebeğiyle eşini kaybeden Makbule Kartay, “Çok fazla ihmal var. İlk üç gün birileri gelseydi en azından eşim şu an yaşıyor olabilirdi” dedi. Depremde en az 140 kişinin yaşamını yitirdiği Antakya'daki Elit Apartmanı'nda yakalanan ve 6. günde sağ olarak çıkarılan Makbule Kartay, enkaz altında kurtarılmayı beklerken eşi ve bebeği ile yaşadıklarını anlatarak yaşanan ihmallere dikkat çekti.


Cumhuriyet’te yer alan habere göre, ilk gün yaşamını yitiren 4,5 aylık bebeği Mete’yi 5 gün enkaz altında kucağında taşıyan Makbule Kartay, enkaz altında 3 gün konuşabildiği eşi Tolga Kartay’ı kaybetti. Kesilmek zorunda kalınan bacağına pansuman yapılmadığı için 12 kere ameliyat olan Makbule Kartay, halen hastanede yatıyor.  Kartay, görsel sanatlar öğretmeni olan eşi Tolga Kartay’ın tayini nedeniyle 1,5 yıldır Antakya’da yaşadıklarını belirterek “Ben de Türk dili ve edebiyatı öğretmeniyim ancak atamam yapılmamıştı. Dairemiz 5. kattaydı. Kiracıydık ve ev sahibimiz aynı zamanda arsa sahibi olan Akil Bey’di. DASK’ı yaptırmıştık. Sarsıntıya uykuda yakalandık, yatağımın yanındaki beşikten çocuğumu aldım, eşim de kapıya doğru yöneldi, sonra bina yıkılmış. Ben sadece üstüme dolap düştü sandım.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.